26 Temmuz 2008 Cumartesi

Turistlerin Türkiye'yi tercih nedenleri


Türkiye'yi ziyaret eden turistlerin, tatile yönelik ilgi, beklenti ve zevkleri ülkelerine göre değişiyor. Geçen yıl Türkiye'ye gelen toplam 23 milyon 341 bin turistin, 4 milyon 148 binini Almanlar, 2 milyon 465 binini Ruslar, 1 milyon 916 binini İngilizler oluşturdu, bu ülkeleri Bulgaristan, İran, Hollanda, Fransa, ABD, Gürcistan ve Ukrayna'dan gelenler izledi. ''Türkiye'de, her yaz dönemi sahilleri dolduran, İstanbul Kapalıçarşı'da alışveriş yapan, peri bacalarında fotoğraf çektiren, yöre halkının bile tırmanmadığı dağlara çıkan bu turistler, neden ve ne zaman Türkiye'ye geliyor, ne tür tatil yapmayı seviyor, ne kadar harcıyor?''. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünün verileri, farklı ülkelerden gelen turistlerin beklenti, zevk, ilgi düzeyi ve tercihlerinin de farklı olduğunu gösteriyor. Alanya Almanların yazlığı olmuş: Yılda 47 milyon kişinin yurt dışına çıktığı Almanya'da, tatil yapmak en önemli ihtiyaç ve giderek ''statü'' göstergesi haline gelmeye başladı. Türkiye'nin yıllardır değişmeyen ana pazarı Almanya olsa da tatillerde kişi başı ortalama bin 143 Avro harcayan Almanların ilk tercihi aslında İspanya. Yaklaşık 9 milyon Alman, İspanya'da en fazla Balear ve Kanarya adalarına gitmeyi seviyor. İkinci sırada İtalya'yı, üçüncü sırada da Avusturya'yı seçen Almanların tatil tercihinde Türkiye 4. sırada. Ancak paket tur tercihinde Türkiye 3. sıraya yükseliyor. Genellikle sıcak sularda yüzmeyi, kumlara uzanmayı ve Akdeniz mutfağını tatmayı seven, eğlence isteyen, SPA'dan ve alışverişten zevk alan Almanlar, bu nedenle daha çok tatil köyleri ve otelleri tercih ediyor. Türkiye'ye de bu nedenle Almanların gözdesi, Antalya Almanların ''yazlıkları'' haline geldi. Geçen yıl 4 milyon 149 bin 805 Alman turist ağırlayan, yıl başından bu yana süren yoğun reklam kampanyası yapan Türkiye'nin 2008 sonunda, bu sayıyı gerilerde bırakması bekleniyor. Yine de Almanları tatilden caydırmamak için ''altyapı ve çevre sorunları, hayvanlara kötü muamele, terör olayları, fahiş fiyatla satılan halı, deri ve benzeri eşyalar, alış-veriş turlarına katılmada zorlamadan'' kaçınılması gerekiyor. Ruslar ucuzluk hastası: Her yıl yaklaşık 29 milyon turistin yurt dışına talile gittiği Rusya'da ise Almanya'nın aksine Türkiye, en gözde tatil ülkesi. Ruslar, Türkiye'den sonra en fazla Mısır, Çin, Fransa ve Dubai'ye gidiyor. Rusya'nın soğuk ikliminden kaçıp, yaz aylarında deniz-kum-güneş üçlüsünü tercih eden, geldiklerinde 10-15 gün kalan Ruslar, tatil tercihinde tur paketi fiyatı, her şey dahil sisteminin içeriği ve hizmet kalitesiyle aquapark, disko ve animasyon gibi etkinliklerin olup olmadığına dikkat ediyor. Rezervasyon için son dakikaya kadar bekleyen Ruslar, daha çok 2 veya 3 yıldızlı otellere gidiyor. Bu nedenle kişi başı ortalama harcamaları da düşük; bir haftalık tatil için 500 dolar harcanıyor. Ruslar, Türkiye'de Almanlar gibi Antalya, Marmaris, Bodrum, Kuşadası ve İstanbul'u tercih ediyor. Geçen yıl gelen 2,5 milyon Rus turist sayısının, bu yıl otellerin dolmasıyla daha da artması bekleniyor. Ruslar, en fazla tur paketi fiyatlarının artması ile eğlence imkanlarının yeterli olmamasından olumsuz etkileniyor. İngilizler Muğla'ya Fransızlar Bodrum'a: İngilizler Türkiye'ye en fazla gelen turistler arasında ilk üçe girse de İngiltere'den yurt dışına tatile gidenlerin tercihlerinde Türkiye alt sıralarda kalıyor. İngilizler tatil için en fazla İspanya, Fransa ve İrlanda'yı, ardından İtalya, ABD, Almanya, Yunanistan, Hollanda, Portekiz, Belçika ve Türkiye'yi tercih ediyor. Yine de Türkiye, paket tur tatillerinde İspanya ve Yunanistan'dan sonra üçüncülük koltuğuna yerleşiyor. Tatilde deniz kıyısında dinlenmeyi, golf, yat ve dalış gibi etkinlikleri seven, sağlık turizmini tercih eden İngilizleri, sıcak iklim, kültür, tarih ve doğal güzellikler ile uygun fiyatlar etkiliyor. Bunlar aynı zamanda İngilizlerin Türkiye'ye gelmelerindeki en önemli sebepler. Temmuz-Eylül arası, Noel Tatili ve Paskalya'da tatile çıkan İngilizlerin yüzde 60'ından fazlası Muğla, yüzde 15'i İstanbul, yüzde 12'si de Antalya'da tatil yapıyor. Paket turla her şey dahil otellerde ortalama 10 gün kalan İngilizler, diğer ülkelere seyahatlerinde kişi başı ortalama 940 dolar, Türkiye'de ise bin 187 dolar harcıyor.

Google Microsoft'u solladı


YouGov tarafından yapılan ankete göre İngiltere'de bir numaralı marka olarak Google seçildi. Bugüne kadar Microsoft'un zirveyi bırakmadığı ankette bu yıl zirveyi ele geçiren Google, böylecek İngiltere'de ilk kez halk tarafından "süper marka" olarak seçilmiş oldu. Google geçen yıl bu listede üçüncü sırada yer almıştı. Birinciliği kaptıran Microsoft ikinci sırada yer aldı. Üçüncülüğü Mercedes-Benz alırken Apple 11'inci sırada yer alabildi. İlk yüz arasında Tesco, Sainsbury's, Asda ve Morrisons gibi 4 süpermarket yer almayı başaramadı. Asda 253'üncü olurken, Tesco 230, Sainsbury 194'üncü oldu. Mark & Spencer listede ilk 20'ye girebilirken, Burger King 317'nci, McDonald's ise 253'üncü oldu.

25 Temmuz 2008 Cuma

Korunmasız ilişki AIDS riskini artırıyor


HIV virüsü taşıyan ve tedavi gören kişilerin cinsel ilişkiye girerken korunmamasının virüsün bulaşmasını engellemediği bildirildi.Avustralya'daki New South Wales Üniversitesinden David Wilson ve ekibinin yaptığı araştırma, İsviçre Komisyonu'nun, tedavi görenlerin prezervatif kullanmayabileceğine ilişkin raporunun aksine, korunma olmadan riskin 10 yılda 4 kat artabileceğini ortaya koydu.Wilson ve ekibinin yaptığı araştırmaya göre tedavi görülse bile virüsün bulaşma riski az da olsa sıfır değil ve virüs tamamen yok olmuyor. Bir yılda ortalama 100 defa korunmadan cinsel ilişkiye giren kadınların erkeklere virüsü bulaştırma olasılığı yüzde 0,22, erkeklerin kadınlara bulaştırma ihtimali yüzde 0,43 ve erkeklerin erkeklere virüsü bulaştırma olasılığı yüzde 4,3 olarak hesaplandı.HIV pozitif ve HIV negatif çiftlerde korunmasız heteroseksüel ilişkinin ardından virüsün 215 erkek ve 425 kadına, eşcinsel ilişkinin ardındansa virüsün 3 bin 524 erkeğe bulaştığı belirlendi, bu da virüsün bulaşma riskinin 10 yılda 4 kat artabileceğini gösteriyor.İngiliz "The Lancet" dergisinde yayımlanan araştırmada, hastaların ilaçlarla beraber prezervatif de kullanması gerektiğine dikkat çekildi.İsviçre Komisyonu raporunda, en az 6 aydır kanında AIDS virüsüsaptanmayan ve HİV pozitif hastasının cinsel yolla bulaşan başka bir hastalığa yakalanmaması durumunda HIV pozitif ve HIV negatif çiftin korunmayabileceğini açıklamıştı.Kombine ilaçlar yaşamı 13 yıl uzatıyorAynı dergide yayımlanan başka bir araştırmadaysa, gelişmiş ülkelerde, kombine antiretroviral ilaçlar kullanıldığından beri AIDS virüsü taşıyanların yaşam süresinin 13 yıl arttığı, ölüm oranının yaklaşık yüzde 40 düştüğü belirtildi.Kanada'daki Vancouver AIDS araştırma merkezinden profesör Robert Hogg ve ekibi, bu tedavinin uygulanmaya başladığı 1996-1999 dönemiyle 2003-2005 dönemindeki ölüm oranlarını karşılaştırdı.Kuzey Amerika ve Avrupa'da 40 bini aşkın kişi üzerinde yapılmış 14 araştırmanın sonuçlarını karşılaştıran bilim adamları bu dönemde kombine tedavi görenlerin yaşam süresinin 13 yıl arttığını gördü.Damardan uyuşturucu kullanırken AIDS virüsü kapanların yaşam süresinin diğerlerine göre 12 yıl az olduğunun belirtildiği araştırmada, tedaviye geç başlayanların, virüsün bulaşmasının hemen ardından tedaviye başlayanlara göre 18 yıl daha az hayatta kalabildiğine dikkat çekildi.Kadın hastaların erkeklere göre biraz daha uzun yaşayabildiğini söyleyen bilim adamaları, bunun kadınların tedaviye daha erken başlamalarından kaynaklanabileceğini ifade etti.Araştırmacılar, kombine tedavilerin "daha iyi tolere edildiğini, daha etkili ve ilaç miktarının ayarlanması konusunun daha basit olduğunu" da vurguladı.

Borsa günlük bazda yüzde 3.56 değer kaybetti


İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 3.56 değer kaybetti.İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 654.56 puan azalarak 37.556,95 puandan kapandı. Hisse senetleri ikinci seansta ortalama yüzde 1.71 değer kaybetti.İlk seanstaki 732.87 puanlık azalış dikkate alındığında, borsa endeksi günün tamamında 1.387,43 puan geriledi. Hisse senetlerinin günlük ortalama değer kaybı yüzde 3.56 oldu.Endeks ikinci seansa, önceki kapanışa göre 122.11 puan düşerek 38.089,40 puandan başladı. Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 0.32 oranında değer yitirdi.Kapalıçarşı'da döviz İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1.2030 YTL, euro'nun satış fiyatı 1.8880 YTL oldu. Piyasanın kapanışı itibarıyla Kapalıçarşı'da 1.2010 YTL'den alınan dolar 1.2030 YTL'den satılıyor. 1.8860 YTL'den alınan euro'nun satış fiyatı ise 1.8880 YTL düzeyinde bulunuyor. Serbest piyasada önceki kapanışta 1.2080 YTL olan dolar güne 1.2120 YTL'den, 1.8910 YTL olan euro ise 1.9000 YTL'den başlamıştı.İMKB'de birinci seansın seyri... Endeks, dün ikinci seans kapanışına göre 732,87 puan düşerek günün ilk yarısını 38.211,51 puandan tamamladı. Birinci seansta, hisse senetlerinin ortalama değer kaybı yüzde 1,88 oldu. Dün 38.944,38 puandan kapanan İMKB Ulusal 100 Endeksi, ilk seansa 559,23 puan düşerek 38.385,15 puandan başladı.İlk yarıyı 38.224,08 puandan geçen endeks, en düşük olarak 38.055,16 puana kadar gerilerken, en yüksek olarak 38.587,79 puanı gördü. Seans sonunda mali endeks 1.465,93 puan düşerek 53.343,44 puana, sanayi endeksi 426,67 puan düşerek 33.652,86 puana ve hizmetler endeksi 140,19 puan düşerek 26.349,74 puana indi. Böylece, önceki kapanışa göre mali grup hisseler ortalama yüzde 2,67 oranında, sanayi grubu hisseler ortalama yüzde 1,25 oranında ve hizmetler grubu hisseler ortalama yüzde 0,53 oranında değer yitirdi. Birinci seansta işlem gören toplam 313 hisse senedinden 46'sı değer kazandı, 209'u değer kaybetti, 58 hissenin fiyatında ise değişiklik olmadı. Birinci seansta 496 milyon 266 bin 504 YTL'lik işlem hacmi oluştu. En çok işlem gören hisse senetleri Garanti Bankası, İş Bankası (C), Vakıflar Bankası, Akbank ve Turkcell oldu.

23 Temmuz 2008 Çarşamba

Fergie müzikalde


Black Eyed Peas vokalisti Fergie, Nicole Kidman ve Penelope Cruz ile yeni bir müzikalde oynayacak.
Fergie , Nicole Kidman, Penelope Cruz ve Kate Hudson gibi isimlerin de oynayacağı Nine adlı müzikalde rol kaptı.Rob Marshall'ın yönettiği 2002 yılı yapımı filmi Chicago'dan ilham alınarak hazırlanan müzikalde, yine Rob Marshall görev alacak."Nine"ın çekimleri Ekim ayında başlıyor.

Britney, Madonna ve Justin?


Müzik dünyasının bu üç popüler ismi bir araya gelebilir mi sizce?
Madonna Sticky & Sweet turnesinde sahne alması için Britney Spears ’tan sonra şimdi de Justin Timberlake ’in peşine düştü.Britney Spears’ın Sticky & Sweet turnesi için kaydettiği videonun ardından Madonna hedefini biraz daha yükseltti ve sahnesine JT’yi de almak istediğini belirtti.Madonna’nın yakınlarına göre hem Spears’a hem de Timberlake’e bu teklif sunulmuş. Ancak ikisi de duruma biraz duygusal baktığı için muhtemelen turnede farklı günlerde Madonna’ya eşlik edecekler.Eğer ikisi de aynı gün için ikna edilebilirse, bunu da ancak Madonna yapabilir.

Kanserde ilginç araştırma


Kansere yakalananların hayatta kalma oranının ülkeden ülkeye değiştiği bildirildi.
Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu'ndan Michel Coleman ve ekibi, Avrupa'da 20'den fazla ülkenin yanı sıra ABD, Kanada, Avustralya, Japonya, Brezilya, Cezayir ve Küba'da olmak üzere 31 ülkede, 1,9 milyon kişi üzerinde araştırma yaptı.Araştırmacılar, 1990-1994 yıllarında meme, kalın bağırsak, rektum ve prostat kanseri teşhisi koyulmuş kişilerin 5 yıla kadar hayatta kalma oranlarını kıyasladı.Tüm bu kanser türleri için Kuzey Amerika'da hayatta kalma oranı en fazla çıkarken, onu Avustralya, Japonya ve Batı Avrupa izledi. Hayatta kalma oranının en düşük olduğu ülkenin, 300 kanser vakasının tespit edildiği, sadece Setif bölgesinin araştırılabildiği Cezayir olduğu belirlendi. Cezayir'i 2 bölgede 1723 vakanın araştırıldığı Brezilya ve Doğu Avrupa izledi.Meme ve prostat kanserlerine bakıldığında hayatta kalma oranının en fazla olduğu ülke yine ABD çıkarken, Japonya'nın erkeklerde, Fransa'nınsa kadınlarda kolorektal kanser türünde en fazla hayatta kalma oranına sahip olduğu ortaya çıktı.Setif'te 5 yıla kadar hayatta kalma oranının erkeklerde kalın bağırsak kanseri için yüzde 11,4, meme kanseri içinse yüzde 38,8 olduğu, ABD'de erkeklerde rektum kanseri için hayatta kalma oranının yüzde 56,4, prostat kanseri içinse yüzde 91,1 olduğu belirlendi.Fransa'da erkeklerde rektum kanseri için hayatta kalma oranı yüzde 52,8, meme kanseri için yüzde 79,8 olarak hesaplanırken, Danimarka'da prostat kanseri için hayatta kalma şansının yüzde 40'dan az, Avusturya'daysa yüzde 80 olduğu belirtildi.ABD'de siyahların hayatta kalma şansının beyazlardan daha düşük olduğu da araştırmada vurgulandı.Araştırmacılar, bu oranlardaki farklılığın tanı ve tedaviye ulaşma konularındaki farklılık ve sağlık alanındaki yatırımlarla ilgili olabileceğini belirttiler.Alanında bir ilk olan araştırma, İngiliz "The Lancet Oncology" dergisinde yayımlandı.(Hürriyet)